Tercüman Kimdir? | Ne yapar?

Dil hapsi birgün merhametli bir gardiyan gelinceye kadar sürer… Ve mükemmel tercüman anahtarlarını cebinden çıkararak bizi kurtarır…”

Wendy Lesser 2002 “Çevirinin gizemleri” makalesinde böyle demişti. Ancak halen birtakım sorular mevcut:

 Çevirmen kimdir? Ne Yapar? Sahip olduğu beceriler nelerdir? Basitçe söylemek gerekirse, çevirmen hedef dilde kullanışsız ve doğal durmayan düz bir anlatım ile metnin adeta tanınamaz hale gelen serbestliği arasında hassas bir denge kurmaya çalışarak, bir metni diğer bir dilde yeniden yaratan kişidir.  Çevirmen sadece kelimeleri tercüme etmekle kalmamalı aynı zamanda kavramları da açıklamalıdır. Diğer bir deyişle, çevirmen Bayan Lesser’in de söylediği gibi dilin mahkumiyetini kırmalı ve orjinal dilinde, kültüründe ve okuyucusuyla kısıtlanmış metni serbest bırakmaya çalışmalıdır. Bu iş malesef değeri henüz anlaşılmamış olan bir hüner ve beceridir. Tüm bu bahsedilenleri yapabilmek için çevirmenin sahip olması gerekn başlıca özellikler: her iki kaynak (çevrilecek metin) ve hedef (metnin çevrileceği) dilde ana lisan ya da ana lisana yakın olacak seviyede uzmanlık. ; metnin anlattığı ve ima ettiği herşeyi tamamen anlama becerisi; mükemmel yazma ve düzenleme becerileri, bununla birlikte çevirmen orjinal metindeki yazarı ve onun yazı stilini tanımasının yanı sıra kelime kullanımı ve anlamını etkileyeceğinden gerek kaynak dil gerekse hedef dilin kültürü hakkında epey bilgi sahibi olmalıdır. Tüm bunlar oldukça formülsel gibi gelse de imkansız değil. Aslında bu oldukça ağır gerekleri yerine getiren pek çok mükemmel uygulayıcılar bulunmakta ancak her yıl Birleşik Devletlerde tercüme edilen az sayıdaki kitap, bu meşakatli ve büyüleyici işi çok az sayıda insanın yapabildiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.

Ucuz her zaman kolay değildir!

Bazı ürün ve hizmetlere baktığımızda “Ucuz ve kolay” sloganını duymuşsunuzdur. İş tercüme hizmetlerine geldiğinde ucuz olan herzaman kolay ve zahmetsiz değildir.

Tercüme hizmetlerini araştırmaya karar verdiğinizde, en ucuz hizmet sağlayıcısı mutlaka hayatınızı kolaylaştıracak diye birşey yok! Her nekadar fiyat, hizmet alacağınız firmayı seçerken belirleyici bir faktör olsa da, pekte iyi bir anlaşma teklifi sayılmaz ve çözülmesi gereken bir problemle (doğru mesajı başka bir dile iletmede yetersizlik gibi) karşı karşıyasınızdır. Aksi taktirde tercüme edilecek dili konuşabilen herhangi bir arkadaşınızın bir arkadaşına böyle bir ricada bulunabilirdiniz.

Tercüme firmanızı seçerken en önemli özellik tercüme sürecinin karmaşıklığını zorlaştırmaktan ziyade bunu kolaylaştıracak kişilere ulaşmaktır.

Çevrilecek metnin okuyucu kitlesi ve amacı ile ilişkili firmadan size gelen birkaç soru önemlidir. Ancak bunlarla ilgili olarak, sürecin ne kadar süreceği, süreç içerisindeki aşamalar ve illaki size uygun teslim tarihinde teslim etmenin ne kadar zor olduğu gibi şeyler anlatılırasa, o halde durmayın ve devam edin. O firma sizin isteklerinizden çok kaliteyi önemsiyor demektir. Ucuz olan firmalar ise böyle bir talepte her söylediğinizde evet diyecek ve kaliteden ziyade teslim tarihine odaklanacaktır.

Tercüme işinin karmaşık bir süreç olduğunun bilinciyle bu karmaşık aşamaları çalıştığınız firmaya güvenle bırakmanızı tavsiye ederiz.

Web Sayfa Yerelleştirme İçin İpuçları

Firmanız dış pazarlarda giderek büyüyor ve siz şirketinizin web sayfasının yerelleştirilmesi işlemini takip etmek için görevlendirildiniz. Bir web sayfası tasarladınız ve hakkındaki her şeyi – her bir sayfayı, her butonu, kodları, eklentileri vs.- biliyorsunuz. Fakat site çevirisi hakkında en ufak bir fikriniz yok. Bu noktada bazı ufak yardımlar alarak çeviri ve yerelleştirme hakkında birtakım kontroller yapabilirsiniz.


İşte size yardımcı olabilecek bazı ipuçları:
1. Web sayfanızı sadece tercüme ettirmeyin çünkü herkesin yaptığı tam olarak bu. İş gereksinimlerinizi dikkatlice belirleyin ve performans ölçeklerinizi tanımlayın. Son zamanlarda birçok yönetici pazarlama aktivitelerinin ardından dönüt beklemektedir. Gelişmeleri gösterebilmek sizin avantajınıza olacaktır. (Örneğin: Almanya’daki online satışlar %20 artış gösterdi veya biz Almanca siteyi aktif edeli yardım çağrılarında %10 azalma gözlendi gibi.)
2. Web sayfasının hangi kısmının çevrilmesi gerektiğini belirleyin ve çeviriyi yapacak tedarikçinin yapacağı işi tanımlayın. Bazı web sayfaları kolayca müdahale edilebilen ve çevrilebilen HTML sayfalarıdır. Fakat HTML olmayan dosyalar genellikle dönüştürülmek zorundadır. Flash ve PDF dosyaları gibi grafik dosyaları bu kategori kapsamındadır.
3. Çevirmeni bilgi bakımından mümkün olduğu kadar eskiye giderek şirket hakkındaki mevcut bütün dosyalarla desteklemeye çalışın. Web sayfanızı Word dosyasına olduğu gibi kopyala yapıştır yapmayın. Bu oldukça gereksiz ve zaman kaybıdır. Çevirmenin bütün verileri siteden indirmesi gerekse bile ki bu ilgili siteyle hâkim olması için hala en iyi yoldur.
Eğer çevirmen çalışacağı bütün dosyalara sahip değilse kelime sayısı ve tahmini maliyetler oldukça yanıltıcı olacaktır. Aslında eğer dinamik bir web sayfanız varsa gereksiz tekrarlardan dolayı kelime sayısı da artacaktır.
4. Çevirmeninizin herhangi bir çeviri hafıza (çha) aracı kullandığından emin olun. Bir çha bütün çeviri materyallerinin bir veri tabanında tutulmasını ve geleceğe yönelik güncelleme kolaylığı sağlar. Bir çha kullanmak size tasarruf, tutarlılık ve hızlı geri dönüş sağlar. Ek olarak çha kullanımı içerik çevirisi süresince etiketlerin ve kodların karıştırılmamasını ve korunmasını sağlayacaktır.
Çevirmeninize kılavuz, önceki çeviriler ya da sözlük gibi referans alabileceği materyallerle katkıda bulunun. Kılavuzlar, hangi kısımların çevrilmesine gerek olmadığı, noktalama işaretleri, tarih/saat dönüşümü, ölçü birimleri, adresler ya da semboller gibi konularda faydalı olacaktır. Terimler sözlüğü, kısaltmaları, ürün isimlerini veya özel terimleri tanımlayan diller arası bir terminoloji listesidir. Çevirmenin bir çeviri hafıza aracı kullanması da tutarlılığı sağlamak açısından önemlidir.
5. Çeviri büronuza grafik, Flash ve PDF dosyalarının asılları ile takviye yapın. Çünkü bunların da yerelleştirilmesi gerekir. Sayfanızda kullandığınız GIF ve JPEG dosyalarının hazırlandığı PhotShop ve Illustrator çalışmalarının teslimi de sizin önceliklerinizden biridir. Ayrıca Fransızca ya da İspanyolca gibi bazı dillerin çevirileri daha uzun olabilir. Bu yüzden grafik dosyalarını hazırlarken genişleyen metinlerin olabileceğini de unutmamanız gerekir. Sitenizi yayına hazırlayan kişi mevcut arka planı koruyacak ve yazıların olduğu katmanları düzenleyip sitenizdeki resimlerin hedef dillerle birlikte görünmesini sağlayacaktır.
6. Yerelleştirme işlemi tamamlandığında sitenin iyi göründüğünden ve doğru çalıştığından emin olmak için bazı testler yapın. Öncelikle görsel kontrol. Sonrada çeviri sırasında herhangi bir fonksiyon kaybı olup olmadığını anlamak için işlevsellik testleri (yeni bir form oluşturma ve doldurma gibi) yapmayı ihmal etmeyin. Gerekli bütün sayfaların yüklendiğini, linklerin çalıştığını, bütün çevirilerin düzgün göründüğünü test ederek emin olun.
Ek olarak sitenizin farklı işletim sistemleri ve platformlarda çalışmasını test etmeniz gerekmektedir.
Çevirmen yada çeviri bürosunun, tarayıcıların özel karakterle nasıl çalıştığını bildiğinden emin olun. Eğer çevirmen çevrilmiş metini HTML kodun için gömmeye çalışıyorsa özel karakterleri kodun içine doğrudan koymamalıdır. Bu sayfanızın tarayıcılarda hatalı görünmesine neden olacaktır.
7. Bazı çevirmenler yeni dosyaların ayrımını yapabilmek asıllarından farklılaştırmaya çalışacaklardır (örneğin ana sayfa ismini home.html yerine home_ing.html olarak değiştirmek gibi). Böyle durumlarda bütün sayfalardaki bütün linkler elden geçirilerek doğru bağlantılarına yönlendirilmelidirler. Bu zaman kaybına ve tasarımda hatalara yol açabilir. Bunu yapmak yerine bütün versiyonları kendi klasörlerinde saklamak daha doğru olacaktır.
8. Hemen hemen bütün hedef dillerde tarih formatı, ölçü birimleri, noktalama ve renklendirme gibi dönüşümlerin yapılması gereklidir. Ayrıca yerelleştirme işi yapanların kültürel duyarlılıklara ve kötü içeriklerden kaçınmaya dikkat etmesi gerekmektedir.
9. İbranice veya Arapça gibi dillere yerelleştirme yaparken sayfa düzenine mutlaka dikkat edin. Çünkü bu gibi diller sağdan sola doğrudur ve çoğunlukla yeni sayfa düzenine ihtiyaç duyarlar.
10. Eğer sitenizi daha etkin kullanmak istiyorsanız büyük arama motorlarının hepsinin yabancı dillerde çalışmadığının ve sayfanızın birçok arama motorunda listelenemeyebileceğinin farkında olmalısınız. Ayrıca çevirmenin kullandığı terimler hedef kitlenizin sizi bulmak için kullanacaklarından çok farklı olabilir. Sıralamalarda yükselebilmek için müşterilerinizin online aramayı nasıl yaptığını iyice anlamalısınız. Yerel arama motorlarının ve rakiplerinizin de nasıl çalıştığını araştırmanız

İyi Kelimenin Anlamı

Bu mevsim futbolun en yüksek olduğu sezon. Neredeyse herkes kendi takımı hakkında konuşuyor, oyuncularına tezahürat ediyor, takıma bakmaksızın her şutta çılgına dönüyor. Futbol insanlar için bir duygu seli olduğundan, sporun çok popüler olduğu ülkelerde, aileler, arkadaşlar ya da bazen bir bardaki yabancılar futbol tutkularını paylaşmak için bir araya gelmektedirler.

Ve tüm bu tutkunun ortasında, duygular zaman zaman aşırıya kaçabildiğinden olay diğer takıma, kendi oyuncularına ya da diğer taraftarlara hakaret etmeye kadar varmaktadır. Sözlü tartışmanın yaralanma ve hatta ölümle sonuçlanabilecek fiziksel saldırıya dönüştüğü pek çok talihsiz durum bulunmaktadır. Daha geniş bir seyirci kitlesine sahip, tutkuların serbest bırakıldığı tam hedefli durumlar ise devlerin buluşması olarak tanıtılmaktadır. Açıkçası, bu abartılı pazarlama kullanımı hiçbir zaman gerçek bir fiziksel savaşa dönmemelidir.

Bu derece tutkunun varlığından haberdar olarak ve ciddi sonuçlara yol açması sebebiyle, koçlar ve yetkililer bu gibi ifadeleri anlamak durumundadır ve bu nedenle farklı dilleri öğrenerebilir veya aşağılama ya da hakaret olarak kullanılan ifadeleri belirlemek amacıyla tecrübeli bir tercüman talebinde bulunabilirler. Kötü kelime gibisi yoktur ve bu gibi terimler sözlüklerde bulunmayan ifadeler ile kullanılır. Bir hakaret ya da cezalandırma bu nedenle kötü kelime kullanımının sonucu değildir ancak doğru olmayan, agresif ve bu bağlamda sportif olmayan bir DAVRANIŞIN sonucudur.

Dünya Kupasının diğer insanların kültürleri ile etkileşim kurmamıza ve geniş kabul gören ve günlük konuşma diline özgü, yeni ve “iyi” olan kelimeleri öğrenmemize olanak tanımasına izin vermeliyiz. Ayrıca dünya çapında tüm seviyelerde dil engellerini aşacak, bu günlük dile özgü ifadelerin çoğunun genel sözlüklerde yer aldığını ya da günlük konuşma diline ait özel sözlüklerde bulunduğunu belirtmemiz gerekir.

Proofreading Nedir?

Proofreading (son okuma/düzeltme okuması) terimi tercüme yazılarında ya da tercüme edilmeyen sadece bir dildeki yazıların yayınlarında ağızdan ağza dolaşan bir terimdir. Ancak karşılaştığım insanların çoğu bu alanda gerçek anlamda bir eğitime sahip değiller, bu anlamda proofreading sürecini tam olarak yerine getiren profesyonel ajanslarla çalışmanız oldukça önemlidir.

Doğru bir proofreading için iki temel taraf bulunmaktadır: gramer ve tarz. En önemlisi tercümenin ajans ya da şirket tarafından basıma verilmeden önce her bir kısmının tek tek takip edilmesi gereken değişmez gramer kuralları vb.dir. Yazım hatalarından, uygun olmayan ortaçlara kadar her şeyin düzeltilmesi gerekir böylece şirketin iyi imajı her zaman sürdürülebilir. Tarz belirsiz ve sübjektif olduğu için anlaşılması daha zordur. Bu taraf daha çok birden fazla yazar tarafından tercüme edilen ve sonradan tek bir bütün hale getirilen uzun bölümlü yazılarda ortaya çıkmaktadır. Açık olarak buradaki amaç farklı bölümleri sorunsuz bir şekilde bir araya getirmek ve müşteri/yayıncı/yazar tarafından herhangi bir özel istek talebine karşı özel ilgi göstererek tüm bölümlerde tonlama, renk ve tat olarak sabit kalmaktır. Bu gereksinimler proofreading sürecinin hedef dil için ana dile sahip olan ve ayrıca yazma sanatı ve metin tutarlılığında bir bakıma bilgili kişiler tarafından yapılmasını gerektirmektedir.

Kısaca, bir metni düzeltme (proofreading) tüm sözcüklerin büyük harfle yazılıp yazılmadığını kontrol etmekten ziyade, bütün olarak dokümana 1 sayfa mı yoksa 1,000 sayfa mı olarak bakmak, buna ek olarak tüm hataları düzeltmek ve her kelimenin uygun olup olmadığı kontrol etmek ve daha uygun seçenekler varsa araştırmaktır.

Tercüme Maliyetinin Geri dönüşü Nedir?

Tercüme için harcadığınız her bir lira için ne kadarlık bir kazanç elde etmeyi bekleyebilirsiniz? Tercümelere yatırımınızın geri dönüşünü nasıl hesaplarsınız? Bu soru uluslar arası pazarlara yönelik web sitelerini ya da iletişim materyallerini tercüme ettirip ettirmeme konusunda kararsız pek çok işadamının karar verebilmesi açısından kritik bir noktadır.

Cevap açık değilse, işte burada basit bir matematik yaparak kullanabileceğiniz bir formül:

Bu formül büyük küçük ve orta ölçekli tüm işletmeler için geçerli olan Einstein’ın fizik bilimi ile entegre bir formüldür. 

Bu formül henüz bilimsel anlamda kanıtlanmamış olsa da gerçekten işe yarıyor! İşinizle ilgili elde edeceğiniz geri dönüşü hesaplamak için oldukça faydalı bir formül.

İşte Tanımlar:

P = Pazara giriş amacı – Neden tercümeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Hemen hemen üç yön bulunmakta;

A. Yaptırmak zorunda olanlar – bu taraftakiler hükümet ve yasal organlar tarafından ağır para cezaları ile sonuçlabilecek durumlar için tercümeye gerek duymakta (Örneğin; Klinik Çalışmalar ya da Medikal cihazlar için kullanım talimatları. (Uygunsuzluk yaptırımı= Ağır para cezası)

 B. İhtiyacı olanlar – bu taraftaki işlerde ise gerçekten ihtiyacı olanlar yer alıyor çünkü halihazırda iletişim materyali eşliğinde teslim edilmeyi bekleyen bir ürünleri ve müşterileri var ve eğer zamanında tercüme yaptırmazlarsa, gelirlerini de zamanında alamayacaklardır. Müşteriler beklide yerel merkezli en yakıp rakip firmaya yöneleceklerdir.

 C. Yaptırmak isteyenler –Bu taraftakiler ise bakış açıları ile rakiplerinin bulunmadığı ve tam bir avantaj ve kazanç elde edecekleri pazarlara girerek pazar payı elde etme fırsatı arayan işletmeler ya da bireylerdir.

 S = Sektör için Pazarın büyüklüğü – Potansiyel pazar tahmini

 Ü = Ürün için müşteri ihtiyacı –O bölgedeki müşteri profilinin bir çıkarımı ile o bölgede sizin ürününüze gerçekten ihtiyaç olup olmadığı sorusuna olumlu bir yanıt bulabilirsiniz. (Örneğin, Eskimolara buz satan var mı?)

 T = Tüm sektörün sayısı –Burada gerçekten girmeyi düşündüğünüz kaç bölge olduğunu sayıyorsunuz (Bölge +dil)

 Ç = Çeviri maliyeti – Bu karakterlerin toplam sayısı çarpılarak hesaplanan çeviri hizmetlerinin toplam maliyetidir. Hedef pazarlar ile ilişkili diller için fiyatları değişmektedir.

 Sonuç? Tercümeler ucuzdur. Pazar payı kaybetmek ise pahalıdır. Tercüme yaptırmadığınız göz önüne alındığında sizi nerelerde bıraktığına bakın.

Ya da yerel dillerde bilgi sağlayarak ne kadar gelir elde edebileceğinizi düşünün. Tercüme uluslar arası iş yapmanın maliyetinin sadece bir kısmı ancak en önemli kısmıdır. Tek başına ele alındığında maliyet önemsiz olmalıdır. Bu açıdan, yapılan bir araştırmaya göre 2000 şirket tercümeye harcadıkları paradan çok daha fazlasını tuvalet kağıdına harcamaktadırlar ve bu şirketlerin çoğu tercüme fiyatlarının çok düşük olması sebebiyle tercümeler için henüz bütçe bile oluşturmamışlardır.

Skoda mı, Cadillac mı ?

Kalite her tercümanın en büyük arzusu olsa gerek. Şimdiye kadar ortalamanın üzerinde çeviri yaptığını iddia etmeyen bir çevirmen görmedim, mükemmel değilse bile her zaman kalitelidir.

Peki ya gördüğümüz tüm o kötü tercümeler nereden geliyor?                         

Aslında kalite yakalanması zor bir kavramdır ve kalitesiz bir tercümenin hatalı ya da ifade tarzına uygun olmadığını söylemek çok kolaydır, mükemmellik ise genellikle hiç görünmez.

Ve kalite elbette bir maliyetle geliyor..

Kimileri her müşterinin illaki en yüksek düzeyde kaliteye gereksinim duymadığını söyleyebilir. Piyasada Skoda ve Pintos markaları olduğu kadar BMW ve Cadillac da yer alıyor, peki o zaman neden ikinci sınıf tercümeler olmaz? Çünkü tercümeler arabalar değillerdir. Bir Skoda ya da BMW sizi A noktasından B noktasına götürürken (daha fazla ya da daha az konforla), “Direk olarak lazer ışınına bakmayınız” tercümesi “Direk olarak lazer ışınına bakınız” gibi bir duruma getirilirse trajik sonuçlar doğurabilir. Karışık bir dil tarzı, kötü (doğru olmayan) bir kelime seçimi ya da yanlış yazılmış bir sözcük veya tercümenin amaçlanan hedefe yönelik anlamını yansıtmaması tercümenin kalitesi açısından belirleyici unsurlardır.

Peki asıl meseleye gelirsek;  Kalite yoktan var olmaz; kalite çevirinin amacına bağlıdır. “Hızlı ve bozuk” tercümeler doğru anlamı taşıdığı sürece bazı amaçlar için kabul edilebilirken,  yüksek düzeyde kaliteli olması gereken durumlarda bulunmaktadır. Tercüme hizmeti konusunda bilgi sahibi müşteriler ise kendilerini Cadillac ya da Rolls-Royce fiyatlarını ödemeye hazırlamak durumundadırlar.

İşinizi Uluslararası Pazarlara mı Taşımak İstiyorsunuz?

Küçük çaptaki işinizi büyütmek ve uluslararası pazarda kendinize bir yer mi edinmek istiyorsunuz?? Tüm sorunlarınız için tek basit çözüm dil engellerini aşmaktır. Dil engellerini aşıp ta, gelecek için beklentilerinizi tercüme aracılığıyla dünyanın çeşitli dillerinde lanse ederseniz, işinizi kesinlikle uluslararası pazarda ön plana çıkarabilir ve popüler olabilirsiniz. İnsanların çoğu hali hazırdaki işlerini uluslararasılaştırmak için henüz bu adımı atamamışlardır tıpkı pek çoğunun uluslar arası pazarda tercümenin önemini gerçekten anlamamış oldukları gibi.. Kararlı bir Alman müşterinin internet üzerinden ürünlerinize göz atıp, alışveriş yapmak istediğini farz edelim, ancak bahsedilen ürün özellikleri ona göre anlaşılmaz bir dilde (örneğin, İngilizce) yazılmış olduğundan kişi umutsuzluğa kapılacaktır ve neticesinde sizde bu müşteriyi kaybetmiş ve işinizde zarara uğramış olacaksınızdır. Halbuki işiniz online olarak pazarlansa, her gün yüzlerce müşteri kaybetmeyi sona erdireceksiniz.   

Bununla ilgili bazı çok dilli hizmet sağlayıcıları ve tercüme büroları bulunmaktadır, bunları internette araştırarak işinizin uluslararası pazarlara açılması için onayınızı bekleyen birçok profesyonel tercüme bürosuna ulaşabilirsiniz. Bu yöntemle işinizi dünya çapında rağbet gören bir konuma sadece bir onayla taşıyabilirsiniz.                                                       

Tercüme anlayışı ayrıca işinizi etkin şekilde pazarlamanıza yardımcı olacak ve uluslar arası arenada ön plana çıkaracaktır. Promosyon kampanyanızı belirli bir ülkenin ana diline tercüme ettirirseniz, böylece her ülkeden daha çok müşteri elde ederek kazancınızı arttıracaksınız. Bunu bir kere yaptığınız zaman, işiniz büyüyecek ve bir daha hiçbir zaman küçük çapta kalmayacaktır, tüm bunlar tercüme anlayışı ile mümkün olabilir. Tercüme işleri bu günlerde oldukça rağbet gördüğünden, pek çok profesyonel tercüme bürosu işinizi kökten değiştirmek ve bütünüyle yeni bir yön vermek için hazır bulunmaktadırlar.

Tercüme ile dil engellerini aşar, müşterilerinizi etkiler, müşterilerinize daha çok yaklaşır, sağlıklı satıcı-müşteri ilişkileri kurar, işinizde sürekli artış elde eder, gelişim gösterir ve müşterilerinizin güven listelerine dâhil olursunuz. Bu tek seferlik yatırımla işinizde yıllarca süre giden tam desteği alırsınız.  

Molto Projesi

Üye ülkeleri ve vatandaşları arasındaki iletişimin öneminin farkına varan Avrupa Birliği, internet üzerinde, çok sayıda dil çiftinde yüksek kalitede tercüme hizmeti sunan bir araç geliştirmek için 2,3 milyon Euro’ya mal olacak Molto adı verilen projeyi finanse etme kararını almıştır.

Gothenburg üniversitesi (İsveç) ve Bilim ve Mühendislik Bölümü bu projeyi hayata geçirmekten sorumlu olacak. Bölüm başkanı Aarne Ranta’nın bildirdiğine göre ilk örnekleri her bir dil için her toplumun vatandaşlarının internet üzerinden ful dil tabanına giriş yapabilmesi amacıyla Avrupa Birliğinin 23 resmi dilini kapsayacak.

Bu proje hâlihazırda internet üzerinde bulunan otomatik tercümelerdeki gramer bozuklukları ve tam olarak anlamını yansıtamama gibi bazı mevcut problemleri çözmek üzere tasarlanmıştır. Ranta’nın belirttiğine göre, Google Translate gibi oldukça popüler olan bazı tercüme araçları bulunmasına rağmen, şimdiye kadar otomatik öğrenme ve bilgi iyileştirme mekanizmaları sayesinde zaman içerisinde tercümelerdeki hataları bulmaya yardımcı olacak ve tercümelerin kalitesini geliştirecek tüm dilleri tam olarak tercüme yapan bir araç bulunmamaktadır; bunların çoğu tercümelerin belli bir seviyede mükemmelliğe ulaşmasını sağlayacak kadar açık ve belirgin gramer kurallarına sahip değillerdir.

Molto Projesinin amacı gramer kuralları ve standartlarının bir sistemini geliştirmektir. Molto, farklı dillerin ortak bir soyut sözdizimi ile bağlantılı olduğu bir gramatik yapı kullanacak. Gramatik yapı genel olarak 10 dile kadar işleyecek olup küçük ve orta ölçekte birkaç alanda uygulanacak. MOLTO bu görüşü dil alanlarının sayılarını arttırmayı dikkate alarak daha büyük ölçüde üretkenlik ve uygulanabilirlik açılarından genişletmek istemektedir.

Deneyim çoğunlukla, istatistiksel yöntemli kurallara bağlı tercüme uzantıları ve Gramatik yapı ile Web Ontoloji standartları arasındaki birlikte işlerliğe dayanacaktır. Bu gibi bir birlikte çalışabilirlik, makineler için geçerli olan bilgiyi içeren doğal dile dayalı çoklu dil etkileşimine olanak tanıyacaktır.

Her ne kadar bu mevcut otomatik tercüme araçlarından bilgi elde etme fırsatımız olsa da özellikle teknik ve gramatik açıdan karmaşık metinler için bu programların bize sunmuş olduğu gerçek kaliteden herzaman şüphe ederiz öyle ki sonuç genellikle eksik değil fazladır.

MOLTO Projesi 1 Mart 2010’da başlamış olup Şubat 2013’e kadar devam edecektir.Aşağıdaki zaman çizelgesi projenin ana aşamalarını ortaya koymaktadır:

2010 Haziran : www.molto-project.eu linkinde bulunan online demo

2010 Kasım: Bilgi gösterimi altyapısı

2011 Mart: Gramer yapısı dilbilgisi derleyicisi

Sosyal İletişim Ağı ve Otomatik Tercüme

Twitter kullanıcılarının çeşitliliğinin ve yoğunluğunun bir sonucu olarak bu servisi daha büyük ölçüde uluslararasılaştırma ve yerelleştirme adına pek çok fikir geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.

Diğer seçenekler arasında, kullanıcılara her dilde içerikleri görebilmeleri için ara yüzü tercüme imkanı (Facebook’ta aynısı olduğu gibi) ile beraber tweet’leri otomatik olarak tercüme etme imkanı sağlanmaktadır. Bu fikir Twitter’da uygulamak içindir ancak Twitter’da olduğu gibi TweetDeck ya da HotSuite gibi diğer uygulamalarda da olması muhtemeldir.

Aslında tweet’ler otomatik olarak resmi olmayan anlamda tercüme edilebilir, örneğin; Greasemonkey skriptleri aracılığıyla, ancak bu fikir daha pratik, etkili ve kullanıcı dostu olması açısından tercümelerin resmi olmasını içeriyor.

Şu anda Twitter’ın ara yüzü İngilizce, İtalyanca ,İspanyolca, Fransızca, Almanca ve Japonca dillerine çevrilebilmektedir ve daha çok dil çevirisi üzerine çalışılmaktadır.

Gönüllü tercümanlar topluluğu, materyali mümkün olduğunca hızlı sürede geliştirmek amacıyla tavsiyelerde bulunmaya davet ediliyorlar. Bu sosyal ağları diğer dillerde de mümkün kılmak için planlı bir yöntemdir.

Bunların hepsi çoklu dillerde sosyal ağları genişletmek isteyen herkes için faydalı araçlardır.

Neden Her Millet Farklı Dil Konuşuyor? Bu Kadar Dil Nasıl Oluştu?

Dünyadaki yaklaşık 6 milyar kişinin konuştuğu 3000′den fazla dilin var olduğunu biliyor muydunuz? Buna rağmen dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15′ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70′i Mandarin dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz. Afrika’da 1000′e yakın dil konuşulmaktadır fakat l milyondan çok kişinin konuştuğu dillerin sayısı 30′u geçmez. Hindistan’da 800′den fazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın değiştiği söylenmektedir. Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.
Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik gösterir. Teoriye göre milattan önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe onulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkâr açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır:
(1) Hint-Avrupa dilleri,
(2) Ural-Altay dilleri,
(3) Hami-Sami dilleri.
Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin
dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden
gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapçadır. Çin-Tibet ve
Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana
sınıflandırmanın dışındadırlar.
Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre dört sınıfa ayrılır:
(1) Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller
(Çin, Vietnam, vb.);
(2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe);
(3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami);
(4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa”
kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz” anlamına gelir.
Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçedeki baş, bel, kaş,göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır.
Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken Eskimo dilinde karı ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır. Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili” diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler
“fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş…

Dernekler & Kuruluşlar

Ulusal kuruluşlar

* TÇİD – Tüm Çeviri İşletmeleri Derneği www.tcid.org.tr

* ÇİD – Çeviri İşletmeleri Derneği www.cid.org.tr

* Çevbir – Kitap Çevirmenleri Birliği www.cevbir.org

* TUÇED -Türkiye Çevirmenler Derneği  www.tuced.org.tr

* ÇD –Çeviri Derneği www.ceviridernegi.org

* TKTD – Türkiye Konferans Tercümanları Derneği www.bktd.org

Uluslararası kuruluşlar

* European Union of Associations of Translation Companies
* EuroDicAutom: AB Komisyonu Çokdilli Terim Veritabanı
* UNESCO Clearing House for Literary Translation/UNESCO Yazın çevirisi veritabanı
* Üniversite Mütercim-Tercümanlık Bölümleri Uluslararası Konferansı (CIUTI)
* Association Internationale des Interprètes de Conférence / International Association of Conference Interpreters/Uluslararası Konferans Çevirmenleri Birliği
* International Association of Conference Translators/Uluslararası Yazılı Konferans Çevirmenleri Birliği
* International Federation of Translators/Uluslararası Çevirmenler Federasyonu
* Globalization and Localization Association/Küreselleştirme ve Yerelleştirme Birliği
* Localization Industry Standards Association/Yerelleştirme Sanayi Standartlar Birliği

L10N ve I18N ne demektir?

Bu sözcüğün İngilizcesi olan localization (Amerikan İngilizcesi) ya da localisation (İngiltere) yazılım geliştiriciler tarafından L10N şeklinde kısaltılmıştır. 10 rakamı L ile N harfleri arasında kalan harflerin sayısını gösterir. Yerelleştirmenin karşıt anlamına gelen I18N ise internationalization için kullanılır.)

L10N, yazılım geliştirme sürecinde, içeriklerin (kitaplar, filmler, Ağ Sayfaları), süreçlerin, ürünlerin ve özellikle bilgisayar yazılımlarının (Software) belirli bir coğrafyaya ya da etnik topluluğa özgü pazar ya da coğrafi bölgede (ülke, bölge ya da etnik gruplar) geçerli yerel dilsel ve kültürel özelliklere uyarlanmasıdır.

Süreç

Yazılım geliştirmede yerelleştirme kavramı ilk başta ürünün bir başka dile aktarılmasını, yani çevrilmesini içerir. Yerelleştirme amaçlı çeviriler genellikle özel bilgisayar destekli çeviri yazılımlarıyla yapılır. Ancak, çevirinin yan ısıra tarih, zaman, para ve ısı birimleri ya da ölçü birimlerinin dönüştürülmesi gibi işlemleri de içerir. Yerelleştirmenin en önemli görevlerinden birisi de ürünlerin ya da ürünlere ait belgelerin ürünün satışa sunulacağı yerin hukuk kurallarına uyumlu hale getirilmesidir. Örneğin, renk, yazı tipi, alfabe, görsel ya da sesli metinler ile resimlerin (örneğin bayrak) uyarlanması. Özellikle grafik kullanımında coğrafi ya da kültürel bölgenin alışkanlıklarına ya da tercihlerine dikkat edilir.

Bir yazılımın yerelleştirilebilmesi için yazılım geliştirilme aşamasında uluslararalılaştırılması planlanmış ve yazılım tekniği açısından hazırlanmış olmalıdır. Başlangıçta plan yapılmazsa yerelleştirme çok masraflı ya da zaman alıcı olabilir.
Bir yardım dosyasındaki grafikler de yerelleştirilmelidir. Bu amaçla, erek dilde hazırlanan yazılım çalıştırılarak ekran görüntüleri alınır. Bu grafikler daha sonra yardım dosyalarında kullanılır.

Yerelleştirme Araçları

Yerelleştirme araçları, yerelleştirme uzmanlarına yerelleştirme işlemi sırasında yardımcı olan yazılımlardır. Bunlar yazılımlardan dilsel metinleri (kaynak metin) süzer, tercüme edilmesini sağlar ve yazılımın erek dildeki sürümünü oluşturur. Kaynak dilde yazılımın yeni bir sürümü çıkmışsa, yerelleştirme yazılımları yeni ya da değiştirilmiş metinleri bularak çevrilmesini sağlar.
Bu tür yazılımlar ayrıca, tabi ki kaynak ve erek metinlerde arama-bulma, başka yerelleştirme araçlarında kullanılması amacıyla çevirileri dışarıya verme, çeviri hatalarının kontrolü vb. işlevlere de sahiptir.

Etkili Küresel İletişim Özü – Çeviri

Çevirmenlik ve tercümanlık, sadece birçok dili yalayıp yutmak değildir. Kelimelerin ve deyimlerin ardında ki sosyal ve kültürel inceliklerin anlamlarını bilmektir. Çeviri, her iki dilde de metnin içeriğindeki, gramer ve  yazımdan kaynaklanan kısıtlamaları hesaba katmalıdır.

Küresel Bağlamda Dilin Önemi:

Günümüzde, küresel bağlamda iş yapmak ve geliştirmek eskiye nazaran daha kolaydır. Dünya ulusları arasındaki iletişimin en önemli unsuru olarak küreselleşme birincil öneme sahiptir. Şu anda bir ürününüzü Moskova’daki müşterilerinize sattığınız gibi Oslo’dakilere de kolayca satabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan, iyi bir ürün gamı ve yerel seviyede iyi iletişim kabiliyetidir.

İletişim, bilginin diğerleriyle paylaşılması olarak tanımlanabilir. Küresel bağlamda başarılı işler yapmak istiyorsanız kristal berraklığında iletişiminizin olması gereklidir. Toplumu ürününüz ve firmanız hakkında bilgilendirmelisiniz. Etkili iletişim, küresel pazarda meydan okumaya dönüşmektedir. Bu hassas noktada, çeviri ve tercüme hizmeti, doğru mesajı doğru kişilere aktarmak açısından en önemli rolü üstlenmektedir.

ÇEVİRİ NE DEĞİLDİR?

 
 
Çevirinin ne olduğu üzerine pek çok tartışmalar olmuş ve bu konuda çeşitli makaleler yazılmıştır. Fikir adamları birbirinden farklı tanımlamalarda bulunmuşlardır çeviri hakkında. Tüm bunlara rağmen çeviri, birçok insanın zihninde hatalı bir çağrışıma sahiptir. Öyleyse çeviri gerçekte nedir veya ne değildir?
 
Son derece hayatın içinden ve diri bir olgu olan çeviri, bir dilden başka bir dile salt sözcük aktarımı değildir. Öyle olsaydı bilgisayarlardaki otomatik çeviri programları doğru sonuçlar verirdi bize. İsterseniz bunu bir örnekle hep beraber deneyelim. İnternetten otomatik çeviri hizmeti veren herhangi bir siteye girelim ve ‘It’s raining cats and dogs’ yazıp Türkçe karşılığını isteyelim. Bu ünlü bir İngiliz deyimidir ve tam olarak ‘bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor’ demektir. Ama çeviri programı bize bu cümlenin karşılığını ‘kediler ve köpekler yağıyor’ olarak hatalı bir şekilde verecektir. Çünkü program sadece kelimeleri çevirdi Hâlbuki çeviri, sadece kelimelerin aktarımı değildir. Kelimelerle oluşan anlamın yine kelimeler aracılığıyla başka bir dilde inşa edilmesidir.

“Tercüme Büromu Bulamıyorum”

Tercüme Bürosu ile Çalışmak

Tercüme bürolarından hizmet alma talebi giderek artmaktadır. Artık sadece uluslararası işletmeler değil daha küçük firmalar ve bireylerde tercüme hizmetine ihtiyaç duyuyor. Modern dünya daha fazla birbirine bağlı hale geldikçe, daha fazla insan sonuç olarak tercüme bürosundan hizmet almaya ihtiyaç duyar hale geldi.
Bir tercüme bürosu bulmak yıldırıcı bir iş olabilir. Bir tercüme bürosu aradığınız ve bir tane bulduğunuz zaman nasıl iyi işler yapabileceğinizi nerden bilebilirsiniz? Bu makale tercüme bürosu ile çalışma konusunda size bazı yararlı ipuçları sunacaktır.
Bir Tercüme Bürosu Nereden Bulunur?
Bir tercüme bürosu bulma konusunda çok sayıda olasılık bulunmaktadır. Aramanın ilk noktası Sarı Sayfalar gibi yerel dizininiz olmalıdır. Sayfaları gözden geçirip birkaç yerel çeviri bürosu bulabilirsiniz.
İnternet kullanımında iyiyseniz o halde Google ya da Yahoo gibi ana arama motorlarından birini kullanmak size her zaman bir çok seçenek sunacaktır. Arama motorlarını kullanarak biraz daha spesifik arama yapabilirsiniz. Örneğin sadece “tercüme bürosu” yazmayın, mesela “tercüme bürosu İstanbul” ya da “tercüme bürosu Ankara” yazabilirsiniz. Eğer bir dilde uzmanlaşmış bir tercüme bürosu arıyorsanız o zaman “İtalyanca tercüme bürosu” gibi bir şey yazabilirsiniz.
Arama sonuçlarını not alın. Arama motorlarında gerçek sonuçlar kadar sıkça reklamlarda rastlarsınız. Arama motorlarında uzun süre çıkan tercüme büroları reklam vermeye ihtiyaç duymazken, sık reklam verenlerin daha çok işe ihtiyaç duyabileceğini dikkate almak önemlidir.
Bir tercüme bürosu bulmanın başka bir yolu ise meslektaşlarınıza, arkadaşlarınıza ya da ailenizi danışmaktır. Kişisel bir tavsiye her zaman en iyisidir.
Tercüme Bürosu ile İletişime Geçmek
Tercüme ajanslarının bir listesini elde ettiğinizde fiyat almak için yeterli bilgiye sahip olup olmadığınızdan emin olun.
 Bu nedenle ilk önce tercümesi istenen belgeyi Word, PDF ya da taranmış bir resim formatında tercüme bürosuna mail ile yollamak iyi bir fikir olacaktır.
İhtiyaçlarınızı tamamen açıklayın. Ardından tercüme bürosundan firma bilgilerini, tercümenizin uzmanlık alanına ait firmanın referanslarını ve kısa bir deneme metni talep ederek, tercüme bürosu hakkında karar vermenizi kolaylaştırabilirsiniz. Bir tercüme ajansı ihtiyaçlarınızı yeteri kadar anlamak için her zaman doğru soruları soracaktır.
Tercüme Bürosuna Sorulacak Sorular
Tercüme ajansı tarafından tercümeniz kabul edildiği taktirde aşağıdaki soruları sormakta yarar var:
1.1000 karakter birim fiyatı nedir?
2.Kaynak dil ya da hedef dil üzerinden mi ücretlendirilmektedir? (yani tercümeniz İngilizce>İtalyanca ise İngilizce kaynak dildir)
3.Fiyatları sabit midir? (yani iş başladıktan sonra bir değişme olabilir mi)?
4.Tüm tercümanları nitelikli midir? Ne gibi özellikler arıyorlar?
5. Tüm tercümanların sadece ana dillerinde mi tercüme yapmalarına izin veriyorlar?
6.Eğer işin son teslim tarihinde teslim edilmezse, bunun için ne gibi yaptırımları var? (yani geri ödeme yapmak, ya da hiç ödeme yapmamak gibi)
7.Tercümeniz aynı zamanda son-okuma, editörlük vb işlemleri kapsayacak mı yoksa sadece tercüme mi edilecek?
8.Tercüme spesifik ya da teknik ise, tercümanların konu hakkında deneyimli olması gerekir mi?
9.Ödeme tercümeden önce mi sonra mı yapılıyor?
10.Tercüme teslimini hangi formatta kabul ediyorlar?
11.Büyük ve önemli bir iş ise, bir deneme tercümesi istiyorlar mı – her zaman serbest olmayabilir.
Tercüme ajansına bu sorularınız sektörü ve kapasiteyi anlamanız için size bir içgörü sağlayacaktır.

Çeviri İle İlgili Yanılgılar

Çeviri, bazen bazıları tarafından çok fazla hafife alınmaktadır. Ancak çeviri, kötü sonuçlardan kaçınılabilmesi için özenle ele alınması gereken ciddi bir iştir. Çeviri ile ilgili bir projeye başlamadan önce, aşağıda yer alan çeviri hakkındaki yanlış izlenimlerin göz önünde bulundurulması gerekir. 

Eğer yabancı bir dil biliyorsanız, çevirmen olabilirsiniz. 

Muhtemelen çeviri ile ilgili yanılgıların en yaygını ve en çok zarar vereni budur. Yabancı bir dili okuyabilmek, konuşabilmek veya yazabilmek kimseye çeviri yapma yetkisi vermez. Birincisi, bir çevirmen en az iki dilde yüksek seviyede anlama kabiliyetine ve bilgi birikimine sahip olmalıdır: bunlardan biri yabancı bir dil, diğeri de ana dili. İkinci olarak çeviri bir yetenek işidir. İyi şekilde yazabilmeli ve dil kullanımı ile ilgili ince ayrıntılara mükemmel derecede hâkim olmalısınız. Üçüncüsü, dilin kültürel etkilerden bağımsız bir şey olmadığını unutmamalısınız. Eğer çevirisi yapılan dilin ardındaki kültür göz ardı edilirse, doğru bir çeviri yapmak çok zor olacaktır.
Çeviri yapmak kolaydır     

Çeviri aslında hiç de kolay değildir. Çeviri işi çok karmaşık, kapsamlı ve çetin olabilir. Aynı andan iki farklı dil üzerine yoğunlaşmak zihinsel olarak yorucu bir iştir. Çünkü çevirmen iki dil ve zihinsel çerçeveler arasında sürekli gelir gider. Bir çevirmen önce metni okuyup kaynak bilgileri zihnine kaydetmeli, ondan sonra metni hazmetmeli ve hedef dile doğru bir biçimde aktarmalıdır. Bu ise mükemmel bir kelime dağarcığı ve deyim, mecaz, üslup ve niyet gibi ayrıntıların bilincinde olmak demektir.
Artık bilgisayarlar da çeviri yapabiliyor
Hiçbir bilgisayar, hiçbir zaman gerçek bir çevirmenin yerini alamadı ve hiçbir zaman da alamayacak. Çünkü bilgisayarlar dilin ne olduğunu, nasıl kullanıldığını ve dilin inceliklerini asla anlayamazlar ve asla kullanımını değiştiremezler. Bilgisayarlar belki basit tek boyutlu cümleleri çevirebilir ancak edebi veya teknik metinler gibi metinlerde bulunan karmaşıklıkları asla çözemezler.
Profesyonel çeviri hizmeti almak çok gerekli değildir
Profesyonel çevirmenlerin her zaman gerekli olmadığı doğru olabilir, ancak çevirinin doğru olması, profesyonel bir şekilde hazırlanıp sunulması gerekiyorsa deneyimli bir çevirmenle çalışılması çok önemlidir. Kötü çeviri insanların metinleri yanlış anlamaları da dâhil birçok soruna neden olur, bu da şirket veya kurumlara eninde sonunda kötü bir biçimde yansır. Arabanızı tamir ettirmek istediğinizde galericiye değil tamirciye gidersiniz. Arabalar hakkında bilgi sahibi olabilir ama sizin sorunlarınıza tam anlamıyla çare olamaz.
Kaynak: http://www.kwintessential.co.uk/tran…anslation.html

Dünya Dilleri

Türk Dilleri
Azerice
Kazakça
Kırgızca
Türkçe
Türkmence
Özbekce
Sami Dilleri
Aramca
Arapça
İbranice
Malta Dili
Tigrinya
Germen Dilleri
Almanca
Felemenkçe
İngilizce
Romen Dilleri
Katalan
Fransızca
İtalyanca
Latince
Moldova
Portekizce
Romence
İspanyolca
Slav Dilleri
Bulgarca
Beyaz
Rusça
Hırvatça
Çekçe
Makedonca
Lehçe
Rusça
Sırbça
Slovakça
Slovence
Ukrayna Dili
Asya Dilleri
Ermenice
Bengal Dili
Dzongkha
Gürcüce
Hindi
Nepal
Sinhalese
Tamil
Urduca
Diğer Avrupa Dilleri
Arnavutca
Yunanca
İrlanda Dili
Fars Dilleri
Dari
Farsça
Pushtu (Pashto)
Tacikçe
Güney Amerika Dilleri
Guarani
Quechua
Baltık Dilleri
Latviya Dili
Litvanca
Fin-Ugor Dilleri
Estonca
Fince
Macarca
İskandinav Dilleri
Danimarka Dili
İzlandaca
Norveççe
İsveç Dili
Doğu Asya ve Pasifik
Birmanya
Çince
Filipin
Endonezya
Japonca
Khmer
Korece
Lao
Malagasy
Malay
Malezya
Mongolca
Nauruan
Polynesian
Thai
Tongan
Vietnamca
Afrika Dilleri
Chichewa
Kinyarwanda
Kirundi
Sesotho
Setswana
Siswati
Somali
Suvaili

Faydalı Kavramlar

Resmi sözlü tercüme

Bilindiği üzere yabancı ülke vatandaşları Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde resmi bir iş yapmak istediğinde, örneğin nikah, mülk alımı, yargılanma ve noterlik işlemi yaptığı Türkçe işlemin sözlü tercümesi kendine yeminli sözlü tercüman tarafından yapılır ve o işlemde tercümanın imzası alınır.

Simultane çeviri

Simultane çeviri çok özel bir alandır ve ancak bu işte tecrübeli tercümanla tarafından yapılabilir. Tercüman konuşan kişiyi müteakip ardıl olarak tercümeyi yapmaktadır. Daha çok kongre, toplantı, televizyon ve resmi toplantılarda ihtiyaç duyulur.

Ardıl (Konsekütif) tercüme

Tercümanlar, katılımcılarla beraber toplantı masasında oturur ve herhangi bir teknik donanım kullanmaz. Çevirmen konuşmacının sözlerini dinleyip ardından hedef dile çevirmesi ve karşı tarafa aktarması şeklinde gerçekleşir.Ardıl tercüme genellikle söz konusu toplantının çok kısa, teknik, gizli veya resmi olması durumunda başvurulan bir yöntemdir.

Bilateral tercüme

Daha küçük topluluklar için yapılan bir tür konsekütif çeviridir. Yabancı ziyaretçilere refakat ederek toplantı dışındaki iletişimi sağlamak da bu tanıma girer.

Deşifre hizmeti nedir?

Seminer, konferans gibi organizasyonların ses kayıtları yanında kasete ya da başka herhangi bir veri saklama ünitesine kaydedilmiş her türlü konuşmanın deşifre edilerek yazılı doküman haline getirilmesi çalışmasıdır.

Redaksiyon hizmeti nedir?

Daha önce çevirisi yapılmış bir metnin üzerinde gerekli düzenlemelerin yapılarak kullanıma hazır hale getirilme işidir.

Noter ve yeminli tercüme

Bir belgenin herhangi bir dile tercüme edilmesi o dili bilen herhangi bir kişi tarafından yapılabilir. Ancak o tercümenin yeminli olabilmesi için tercümanın herhangi bir noter tarafından tanınmış olması gereklidir. Noterde yemin zaptı olan bir tercümanın yatığı tercümeyi imzalaması o belgeyi yeminli tercüme yapar. Noter tasdikli bir tercüme olabilmesi için ise tercümanın imzaladığı belgenin ayrıca noter tarafından onaylanmış olması demektir.

Noter tasdik ücreti 

Tercümesi yapılan belgelerinizin noter tasdikinden sonra (İlgili tercüme bürosunun yeminli tercümanı tarafından tercümesi yapılan belgeleri vereceğiniz makam, resmi onayı istediğinde yapılan bir İşlemdir.) Noterlikler, tercüme ücretine ek (2009 yılı ilgili noterler tarafından bir sayfa(1000 karakter) için 45-50 YTL noter tasdik ücreti almaktadır.) olarak onay ücreti talep etmektedir.

Yeminli tercüman

Türkiye Cumhuriyetinde dil bilen bir kişinin noter yeminli tercüman olabilmesi için en az üniversite mezunu olması, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve o dili bildiğini diploma, sertifika v.b. belgeler ile ilgili notere isptlaması gereklidir. Bu durumda noter o kişinin tercüme edip imzaladığı belgeleri tasdik eder.

Freelance tercüman

Asıl işi tercümanlık olan (veya olmayan) tercümanın kendi evinden veya işyerinden özellikle tercüme bürolarına internet, faks v.b. iletişim araçları vasıtası ile tercümanlık yapması. Freelance tercümanlar ücret değil yaptıkları iş başına ücret alırlar.

Çeviri işletmeleri birleşerek büyüyor

Uluslararası ilişkilerin gelişmesi çeviri sektörüne yaradı. Çeviri işletmeleri, sektörde kaliteyi artırmak ve iyi çevirmenler yetişmesini sağlamak amacıyla birleşiyor

Yabancı yatırımcılarla yapılan ortak çalışmaların ve dış ticaretin artması, Avrupa Birliği ile ilgili projeler, çeviri sektörüne yaradı. Son beş yıldır düzenli olarak büyüyen Türkiye’deki çeviri sektörünün yüzde 20 büyüdüğü ve 160 milyon dolarlık bir hacme ulaştığı ifade ediliyor. 20 yıl önce 10 olan çeviri işletmelerinin sayısı resmi rakamlara göre 300′e çıktı. 10 bin uzman çevirmenle birlikte toplam 30 bin kişiye istihdam sağlar hale gelen sektör oyuncuları, büyümeden faydalanarak yurtdışına da açılmaya başladı.

Mevcut şirketlerin işletme olabilmeleri, müşteri odaklı çalışanıyla uluslararası rekabeti de kaldırabilecek güçte işletmelerin varlığına hizmet etmek amacıyla 2007 yılında kurulan Çeviri İşletmeleri Derneği, 27 olan üye sayısını artırmayı amaçlıyor. Büyük işletmelerde, yayıncılık, otomotiv, ekonomi, bilgi-işlem, tekstil, hukuk gibi temel alanlar için ayrı çevirmenlerin bulunduğunu belirten Çeviri İşletmeleri Derneği Başkanı, Universal Dil Hizmetleri Genel Müdürü Osman Kaya, İstanbul’un uluslararası kongre merkezi haline gelmesiyle de simültane çeviri pazarının daha da geliştiğini ifade ediyor. Büyük çeviri işletmelerinin yüzde 70′i yurtdışı bağlantılı çalışıyor ve cirolarının yarıya yakınını yurtdışından sağlıyor.

Derneğin en önemli amaçlarından birinin iyi çevirmenler yetiştirerek istihdam edilmelerini sağlamak olduğunu vurgulayan Osman Kaya, bu konuyla ilgili üniversitelerle de öğrencilerin stajlarıyla ilgili işbirliği yaptıklarını söylüyor.

Uzmanlaşma tercih ediliyor

Çeviri sektörünün büyümesiyle birlikte çevirmenlere olan ihtiyaç da arttı.. Çevirilerin yüzde 85′i İngilizce’den Türkçe’ye olurken ardından Rusça ve İspanyolca geliyor. İki yabancı dile hakim olması gereken çevirmenlerin de belirli alanlarda uzmanlaşmış olmaları tercih ediliyor. Dernek üyelerinden ES Limited şirketinin kurucusu Ahmet Çallı, ‘iyi çevirmen’ kavramıyla ilgili düşüncelerini şöyle açıklıyor: “Bir makine mühendisi çok iyi bir otomotiv çevirisi yapabilir ama bir roman çevirisi yapamaz. İşletme için uygun olan çevirmen, ona verilen işi en iyi yapan çevirmendir. Her iki dili de çok iyi bilmek çok iyi bir şey. Bunun yanı sıra konuyu bilmek ve hedef dili çok iyi bilmek. Bilgisayara çok meraklı üniversite ikinci sınıf öğrencisi de çok iyi bir çeviri yapabilir.”

Kurumsallaşma önemseniyor


Mirora Özel Eğitim ve Danışmanlık Şirketi kurucusu Tahsin Karamahmutoğlu, çeviri işletmelerinin birtakım süreçleri yürüten, bunları kurumsal standartlarda uygulayan ve çevirinin sadece bir kelime değil süreç olduğuna inanan, bunu da eyleme dönüştürmüş organizmalar olduğunu, herkesin müşteri profilinin farklı olduğunu vurgulayarak “Kurumsallaşma ve örgütlenmeyi savunuyoruz” diyor.

Gelişmiş ülkelere bakıldığında çeviri sektörünün çok daha gelişmiş olduğunu belirten Karamahmutoğlu, meslekleşmenin yetersiz olduğu ama derneğin çalışmalarıyla birlikte hızlanacağı görüşünde.

Dernek aynı zamanda müşterileri bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Mesleki ve kalite standartlarını oluştururken hem müşterileri hem üniversiteleri de bilinçlendiriyor. Osman Kaya, çeviri konusunda hizmet alan kurumlara şu önerilerde bulunuyor: “Çeviri yapacak kişilerin işi verecekleri şirketi titizlikle seçmeleri gerekir. Sadece fiyat kısmına bakılmamalı. Kaliteli iş için alan uzmanlığı da sorgulanmalı. Çevirilerin sözleşmesinin mutlaka yapılması gerekiyor.”

Tercüme sektörü 200 milyon doları buldu

Çince ve Kırgızca kıymete bindi ‘çeviri’ 200 milyon doları buldu

KRİZLE birlikte iş dünyası rotayı yeni pazarlara çevirince, Türkiye’deki tercümanlık büro sayısı bine, çevirmen sayısı da 50 bine ulaştı. Rusça ve Çincenin yanı sıra Slovakça, Kazakça, Türkmence, Arapça, Ukraynaca ve Kırgızca gibi farklı dillerde çeviri yapabilen tercümanlara olan talebin artması, sektörün büyüklüğünün 200 milyon doları aşmasını sağladı.

İŞ dünyasının gözünü yeni pazarlara çevirmesine yol açan global mali kriz, 200 milyon dolarlık hacme ulaşan çeviri sektörüne yaradı. Krizle birlikte Kuzey Afrika, Çin ve Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’ne yönelik iş görüşmelerinde yaşanan artış, Rusça ve Çince’nin yanı sıra Slovakça, Arapça, Kazakça, Türkmence, Ukraynaca ve Kırgızca gibi farklı dillerde çeviri yapabilen tercümanlara olan talebin artmasını sağladı. Son 10 yılda 3 kat birden büyüyerek, firma sayısı bine ulaşan sektörde tercüman olarak çalışanların sayısı da 50 bini buldu.
Sektörümüze yaradı

Çeviri İşletmeleri Derneği’nin Başkanı Osman Kaya, özellikle Türkiye’deki orta ölçekli şirketlerinin krizle birlikte yeni pazar arayışlarına girdiğine dikkat çekerek, “Bu şirketlerin kriz ortamında bünyelerinde çevirmen çalıştırmak yerine tercümanlık kuruluşlarından yararlanma yolunu seçmesi, sektöre yarıyor” dedi.
Fiyat farkı açılıyor
Arkadaşımız Mehtap Özcan’ın yaptığı araştırmaya göre, batı ülkelerinde çeviri bedellerinin kelime başına belirlendiğini de söyleyen Kaya, “Türkiye’de ise bu, bin karakter üzerinden hesaplanıyor. böyle olunca da fiyat, yarı yarıya daha düşük seviyede kalıyor. Ancak, sektördeki en önemli sorunlardan birini belli bir fiyat politikasının belirlenememesi oluşturuyor. Bu da, tercüme kuruluşları arasında fiyat uçurumlarının doğmasına yol açıyor” dedi.
Meslek yasası gerekiyor
Kurum içi yapılan çevirilerde genellikle profesyonel olmayan personelin kullanıldığına da dikkat çeken Osman Kaya, şunları söyledi: “Oysa, çevirmenlik profesyonellik istiyor. En ufak bir yanlış çeviri, telafisi olmayan sonuçlar doğurabiliyor. Çeviri hataları limanda gemilerin gereksiz beklemesine, malların gümrüklerde uzun süre kalmasına ve en önemlisi siyasi skandallara neden olabiliyor. Bu nedenle, sektöre yönelik mutlaka bir meslek yasasanın çıkartılması gerekiyor.”

İlk anlaşma Sümerceye, ilk kitap Yunancaya çevrildi

* Dünyada ilk yazılı çeviri örneklerine Sümerler’de rastlanıyor. Sümer tabletlerinde farklı dillere sahip toplumlar arasında yapılan resmi antlaşmaların çevirileri yer alıyor.
* İlk çeviri kitap olma özelliği taşıyan ve milattan önce 3′üncü yüzyılda 70 kişilik bir ekip tarafından 72 günde İbraniceden Grekçeye (eski Yunanca) çevrilen Septuaginta adlı yaradılış kitabı oluşturuyor.
* 9′uncu ve 10′ncu yüzyıllarda Bağdat önemli bir çeviri merkezi haline gelirken, 16′ncı yüzyılda İncil’i Latinceden Almancaya çeviren Martin Luther King görüşleriyle Protestanlık mezhebinin doğmasını sağladı.

İngilizce 5 liradan başlıyor Çince fiyat rekoru kırıyor

* İngilizce, Fransızca, Almanca dillerindeki bin karakterlik çeviri bedeli 5 TL’den başlayıp, 35 TL’ye kadar çıkabildiği sektörde, fiyat yapılan çevirinin amacına göre de değişebiliyor.
* En fazla talep, İngilizce çevirilerde olurken, en yüksek tarife Çince yapılan tercümelere uygulanıyor. Çince yapılan bin karakterlik bir tercümenin bedeli, 40-80 TL arasında değişiyor.
* Bu bedel, simültane (anında) çevirilerde günlük ya da saatlik olarak belirleniyor. Saati ortalama 300 TL olan bu hizmetin bedeli, günlük olunca da 800 TL’ye kadar çıkabiliyor.
* Yurtdışı iş görüşmelerinde çevirmenin günlük ücretine ek olarak, yol, konaklama ve yemek masrafları da karşılanıyor. Fiyat, kalınacak süre ve işin niteliğine göre de değişebiliyor.

Rakamlarla çeviri sektörü

* Çeviri sektörü son 10 yılda 3 kat büyüyerek 200 milyon dolarlık hacme ulaştı.
* Sektörün dünyadaki büyüklüğü ise 9 milyar doları buldu.
* Kayıtlı çeviri işletmesi sayısı 1000′e ulaştı.
* Türkiye’de çevirmen sayısı 50 bine ulaşırken, simültane çevirmen sayısı da yüzü buldu

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: