Dil hapsi birgün merhametli bir gardiyan gelinceye kadar sürer… Ve mükemmel tercüman anahtarlarını cebinden çıkararak bizi kurtarır…”
Wendy Lesser 2002 “Çevirinin gizemleri” makalesinde böyle demişti. Ancak halen birtakım sorular mevcut:
Çevirmen kimdir? Ne Yapar? Sahip olduğu beceriler nelerdir? Basitçe söylemek gerekirse, çevirmen hedef dilde kullanışsız ve doğal durmayan düz bir anlatım ile metnin adeta tanınamaz hale gelen serbestliği arasında hassas bir denge kurmaya çalışarak, bir metni diğer bir dilde yeniden yaratan kişidir. Çevirmen sadece kelimeleri tercüme etmekle kalmamalı aynı zamanda kavramları da açıklamalıdır. Diğer bir deyişle, çevirmen Bayan Lesser’in de söylediği gibi dilin mahkumiyetini kırmalı ve orjinal dilinde, kültüründe ve okuyucusuyla kısıtlanmış metni serbest bırakmaya çalışmalıdır. Bu iş malesef değeri henüz anlaşılmamış olan bir hüner ve beceridir. Tüm bu bahsedilenleri yapabilmek için çevirmenin sahip olması gerekn başlıca özellikler: her iki kaynak (çevrilecek metin) ve hedef (metnin çevrileceği) dilde ana lisan ya da ana lisana yakın olacak seviyede uzmanlık. ; metnin anlattığı ve ima ettiği herşeyi tamamen anlama becerisi; mükemmel yazma ve düzenleme becerileri, bununla birlikte çevirmen orjinal metindeki yazarı ve onun yazı stilini tanımasının yanı sıra kelime kullanımı ve anlamını etkileyeceğinden gerek kaynak dil gerekse hedef dilin kültürü hakkında epey bilgi sahibi olmalıdır. Tüm bunlar oldukça formülsel gibi gelse de imkansız değil. Aslında bu oldukça ağır gerekleri yerine getiren pek çok mükemmel uygulayıcılar bulunmakta ancak her yıl Birleşik Devletlerde tercüme edilen az sayıdaki kitap, bu meşakatli ve büyüleyici işi çok az sayıda insanın yapabildiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
























